Dostlar
 

ufuktakisiirler.com da küçük yenilikler yapılmış bulunmaktadır. Umarım beğenirsiniz.

Sevgi ve saygılarımla

 
ÜNLÜ ŞAİRLERDEN
   
 

85. SABRİYE KAVUNCU HAYATI ( - )

Ordu doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimimi Ordu ve İstanbul'da tamamladım. Trakya Üniversitesi Büro Yönetimi ve Sekreterlik Bölümü mezunuyum. Şu anda özel bir şirkette yönetim asistanı olarak çalışıyorum. Yaklaşık beş yıldır şiir ve edebiyat dünyasının içinde bulunma sevincini yaşıyorum. Bu dünyaya ilk fidanımı 1999 yılında, Ozan ve Yazarlar Kültür Derneğinin (Üsküdar) Türkiye genelinde düzenlemiş olduğu şiir yarışmasında Türkiye ikincisi olmakla diktim. 2000 yılında gene bu derneğin yönetim kurulunda görev yapma şansı bana verildi. Ardından kendi özel şiir dinletilerimi düzenlemeye başladım. Yaklaşık 3 yıldır İstanbul, Taksim'de Özgür Sanat Platformu adı altında şiir, türkü, tiyatro eserleri sunan programlar yapıyorum. 2001 yılında yine aynı çatı altında yaklaşık 1 ay süren ve programlarıma katılan yazim dostlarının yapıtlarından oluşan bir de şiir sergisi açtım .İstanbul aşığı biriyim. Hâlâ Anadolu toplum kültürü ile modern şehir anlayışının en iyi analizini yapabilen, her iki anlayışın en güzel örneklerini verebilen bir balıkçı kasabasında, Sarıyer'de yaşıyorum.

ESERLERİ

Aşk Seni Affetmeyecek

Aşk seni affetmeyecek
Boynu bükük anıların olacak dünden kalan
Voltalar atamayacaksın dilediğince
Suya karışmayacak gözyaşların
Güneşle buluşmayacak dokunmaya kıyamadığım yanık tenin

Aşk seni affetmeyecek
Bir solgun çiçeğe su verememenin aşağılık duygusuyla kalacaksın
Derin bir kuyunun içinde avazın çıktığı kadar bağıramayacaksın bile
Kalbini sade bir organdan sayıp
Ruhuna ruhsuzluk katacaksın

Aşk seni affetmeyecek
Bazen susup bazen konuştuğun sözlerin de olmayacak aşka
Sen sevemeyeceksin kendinden başka
Ve zamanın altında kalıp
Mezar olacaksın
İşte o zaman sen benim sevdiğim olmayacaksın

Beyaz

Ağlamaktan kirpiklerimin gözlerime küstüğü,
Rengini yitiren yorgun ve puslu ala gözlerime
Yalnızlığımın karası düştüğünde karar verdim beyaz yaşamaya.

Gündüzdeki karanlıları
Gece rüyalarımda beyazla yoğurdum
Yoldaş ettim onları.

Savaşlarda barış olsun diye gösterdiğimiz bayraktaki beyazı,
Son yolculukta, son kostüm olarak giyeriz terk ederken dünyayı.

Güneşin rengiyle eşdeğerken
Tarladan soframıza geldiğinde yediğimiz ekmeğin gölgesi de beyaz.

Zifaf gecesine girmeden giydiğimiz
Her genç kızın rüyası gelinlik
Aynı gecede namusa serilen çarşaf beyaz.

Gece, karanlığı ışıtan ay dede
Gündüz, göklerde uçuşan bulut beyaz.

Bayram günlerinde delikanlıların giydiği fiyakalı gömlek beyaz.

Acısı, kanayan bir yara olan ayrılığın simgesi güller,
Gözyaşımızı sildiğimiz kağıt mendiller,
Baharın müjdecisi, aşk falı baktığımız papatyalar beyaz.

Hırçın denizin sahile vuran köpükleri
Güvertedeki subayın çaktığı selam
Barış temsilcisi güvercinler beyaz.

Bir kar tanesinin mevsime attığı imza
Hiçbir zaman üşümeyen kardan adam
Yollardaki şeritler
Adana'da yetişen pamuk
Van canavarina kardeş kedimiz beyaz.

Yazdigim sekseninci şiirim,
Yolun sonunda görmekten korktugum mezar taşim
Zamana yenik düşen saçlarimdaki aklar beyaz.
11.11.1999

Bir Çocuk

Uzaklarda bir çocuk
En güzel çocuk edasıyla gülümseyen
En inatçı çocuk edasıyla direnen

Dört duvar arasında
Karanlıkta kalmışken ben
Çıkan son silüet
Işıkları kapatırken
Kaderime değil ama
Karanlığa razıyken
Dört duvarıma daldın sen
Bendeki sevdadan geçerken
Bir uğradın
Fahişe yüreğimde konakladın

09.12.1999 01:30