73. ORHAN
SEYFİ ORHON HAYATI
(1890 - 1972)
23 Ekim 1890'da İstanbul'da doğdu. 22 Ağustos
1972'de İstanbul'da yaşamını yitirdi.
1914'te Hukuk Mektebi'ni bitirdi. Meclis-i Mesuban'ın
Kavanin Kalemi'nde memurluk, ardından gazetecilik
ve öğretmenlik yaptı. Kurtuluş Savaşı sırasında İstanbul
Hükümeti'ni destekleyen "Aydede" dergisinde çalıştı.
1946'da CHP'den Zonguldak miletvekili seçildi.
1950'de gazeteciliğe döndü. 1960'tan
sonra Adalet Partisi'ne girdi. 1965'te bu partiden İstanbul
milletvekili seçildi. 1922-1946 arasında
Milliyet, Tasvir-i Efkar, Cumhuriyet, Ulus, Zafer,
Havadis gazetelerinde mizah ve köşe yazıları yazdı.
Yaşamının son döneminde Son Havadis
gazetesinde yazarlık yaptı. İlk şiirleri
arkadaşlarıyla birlikte çıkardıkları "Hıyaban" isimli
dergide yayınlandı. 1917'de Yeni Mecmua'da çıkan şiirleriyle
adını duyurdu. Türk şiirinde "Hecenin
Beş Şairi" grubundan biri olarak ün
kazandı. Yusuf Ziya Ortaç'la birlikte Papağan,
Güneş, Ayda Bir, Çınaraltı dergilerini çıkardı. Şiire
Aruzla başladı. "Fırtına ve
Kar" isimli uzun şiirinde bunun başarılı bir örneğini
verdi. Daha sonra Milli Edebiyat ve Genç Kalemler
akımlarının etkisinde kalarak hece veznine
döndü. Hece ile yazdığı şiirlerinde
yalın bir dil kullandı. Divan şiiri
kalıplarını hece veznine uyarlayarak
yazdığı gazel benzeri şiirleri
de var. Yirmiden fazla şiiri bestelendi.
ESERLERİ
Fırtına ve Kar (1919), Peri Kızı ile Çoban
Hikayesi (1919), Gönülden Sesler (1922),
O Beyaz Bir Kuştu (1941), Kervan (1946)
İşte Sevdiğim Dünya (1965)
Son Veda
Hani, o bırakıp giderken seni
Bu öksüz tavrını takmayacaktın
Alnına koyarken veda buseni
Yüzüme bu türlü bakmayacaktın
Hani, ey gözlerim bu son vedada
Yolunu kaybeden yolcunun dağda
Birini çağırmak için imdada
Yaktığı ateşi yakmayacaktın
Gelse de an acı sözler
dilime
Uçacak sanırım birkaç kelime
Bir alev halinde düştün elime
Hani, ey gözyaşım akmayacaktın
O Beyaz Bir Kuştu
O, beyaz bir kuştu, uzun kanatlı;
Ardında ışıktan bir iz bıraktı.
Yek gibi dağları aştı bir atli,
Arada bir engin deniz bıraktı.
Uzaktan gelirken derin akisler,
Kapadı geçtiğim yolları sisler.
Tutuştu içimde birikmiş hisler;
Gönlümü o kadar temiz bıraktı.
O, beyaz bir kuştu ak kanatlıydı;
Yel gibi dağları aşan atlıydı;
Hayâldi, hayâlden bile tatlıydı;
Ne ışık bıraktı, ne iz bıraktı
Gönlüm
Benim gönlüm bir kelebek
Dolaşiyor çiçek çiçek.
Tükenecek ömrü böyle
Çirpinarak, titreyerek
Ne şerefli bir adi var,
Ne bir büyük maksadi var.
Hergün biraz zedelenen
Iki ipek kanadi var
Sabirlidir, gözü toktur,
Zavallinin derdi çoktur.
Yorulunca konacagi
Bir yuvasi bile yoktur.
Herşey ona karşi durur:
Güneş yakar, kiş dondurur.
Bazi tutar kanadindan
Bir firtina yere vurur.
Benim gönlüm bir kelebek
Dolaşiyor titreyerek.
Zavallinin bir baharlik
Ömrü böyle tükenecek! |