66. NEVZAT ÇELİK
HAYATI (1960 - … )
1960'ta Kastamonu Boyabat'ta dünyaya geldi. İlk
ve orta öğrenimini İstanbul'da tamamladı.
1980'de İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'ne
bağlı Uygulamalı Sanat ve Endüstri
Yüksek Okulu birinci sınıfında öğrenci
iken tutuklandı. Dev-Sol davasında idam istemiyle
yargılandı. 7 yıl cezaevinde kaldı. İlk şiiri
cezaevinde iken 1982'de yayınlandı. 1984'te "Şafak
Türküsü" kitabı Akademi Kitabevi
Başarı Ödülü kazandı ve üst üste
yeni baskıları yapıldı. 1987'de basılan "Müebbet
Türküsü" kitabı da büyük
başarı kazandı. Yankılar üzerine
serbest bırakıldı. İstanbul'da "OM
Yayınevi"nin kurucu ve yöneticilerinden. İlk şiirlerinde
Ahmed Arif ve Nâzım Hikmet etkisi belirgin.
Zeki buluşları, uyak kurmadaki özgün
beceriysiyle dikat çekiyor. İlk dört
kitabından sonra uzun süre sessiz kaldı.
1998'de yayınlanan "Sevgili Yoldaş Kurbağalar" ise
kendini yinelemediğini, yeni şiir alanlarına
açıldığını gösterdi. Şiirini
ses ve tema özellikleri bakımından genişletip
zenginleştirdiği görüldü. Bu
eserde bir yandan Attilâ İlhan etkileri taşıyan,
bir yandan da İkinci Yeni'nin olumlu özelliklerini özümsemiş bir şiire
ulaştı. Günümüz Türk şiirinin
en dikkate değer şairleri arasında.
ESERLERİ
Şafak Türküsü (1984), Müebbet
Türküsü (1987), Suda Seken Hayat (1990),
Yağmur Yağmasaydı (1990), Sevgili Yoldaş Kurbağalar
(1998)
Güneş Gibi
iki elinle kapatıp
yırtığını yaranın
koynunda yıldız taşırsın
ama düşer yine yıldız
düşeceksen sen de
bir akşam alacası
güneş gibi düşmelisin
ardında binlerce yıldız
Ekim 1982
Sanki Sen
bir hafta ağlamaklı dolaşıyorum
ölünce okuduğum roman kadınları
Temmuz 1986
İnat
sabahın köründe çıkıyorsunuz
evden
kaybedilmiş savaşın utancı
sabahın köründe
gölgeniz
kardeşten ötesiniz belediye otobüslerinde
teriniz etiniz karışıyor birbirine
evin delisi gibi kanıksadınız
kadıköy karaköy vapurundaki sinan'ı
sırayla geçer uykulu gözlerinizden
işportacılar dilenciler martılar
ve en aptal uyumu dalganın
fakat
birdenbire bir mendirek gibi girer
göğsünüze
denizde ölü bir balık olmak isteyen
kadın
nanikçe bir şey var şu
intiharda
azbiraz mizah yani
geçer geçmez aklınızdan
oracıkta
yüzünüzü donduran
inatla duruyorum işçıkışlarında
ellerim gökyüzü kadar geniş
hem kör hem topal
siz böyle nereye
|