60. MURATHAN
MUNGAN HAYATI (1955 - …. )
21 Nisan 1955'te İstanbul'da doğdu. Ortaöğrenimini
Mardin'de yaptı. Mardin Lisesi'nden mezun oldu.
Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi
Tiyatro Bölümü'nü bitirdi. Bir
süre tiyatro oyunlarında rol aldı. İstanbul'da
Devlet Tiyatroları'nda ve Şehir Tiyatrosu'nda
dramaturg olarak çalıştı. Çeşitli
dergi ve gazetelerde şiirleri, öyküleri
ve tiyatro üzerine yazıları yayınlandı. İstanbul'da
yaşıyor. Oyunları, öyküleri
ve şiirlerini yazmayı sürdürüyor.
Başlangıçta Hilmi Yavuz, Attilâ İlhan
etkilenimlerinin belirgin olduğu, oldukça
ağdalı ve ve özentili şiirler yazdı. "Kum
Saati"nde yer alan sonraki şiirlerinde söyleyiş değişmemekle
birlikte dilinin sözcükler düzeyinde yalınlaşmaya
başladığı dikat çekti. Oldukça
dağınık düzyazılardan oluşan şiirlerden,
içten ve yalın ürünlere doğru
ilerleyişini sürdürdü. Olgunluk dönemi şiirlerinde
ise kendine özgü bir biçim ve söyleyişe
ulaştı. Özellikle "Metal"deki şiirleriyle
1980 kuşağının en çok okunan,
tanınan şairleri arasında ilk sıralarda
yer aldı. Oyunlar, öyküleri ve diğer
düzyazılarıyla hem üretken, hem etkili
bir yazar olduğunu ortaya koydu. Başarılı senaryolar
de yazdı.
ESERLERİ
Şiir: Osmanlıya Dair Hikayat (1981), Kum Saati
(1984), Sahtiyan (1985), Yaz Sinemaları (1989),
Eski 45'likler (1989), Mırıldandıklarım
(1990), Yaz Geçer (1992), Oda, Poster ve Şeylerin
Kaderin (1993), Omayra (1993), Metal (1994), Murathan'95
(Seçmeler) 1995, Oyunlar, İntiharlar, Şarkılar
(1997), Mürekkep Balığı (1997), Başkalarının
Gecesi (1997), Erkekler İçin Divan 2001
Sizden Saklı
Gelmediniz, ben hep sizi bekledim
Eksilen yanlarımla
Sizden saklı eskidim.
Her şeyden önce aşk verilmiş bir
sözdü benim için
Gün, ay, saat, hafta; takvimişi zaman yani
Aldıkça dönemeçleri değişmedi
hiçbir şey
Yalnızca ufuklar yeniledim
Kaç aşktan oluşmuş bir şeydi
aşk
Her sevgiliyle biraz daha
Biraz daha sizden saklı eskidim.
Yaş
Yazmam daha aşk şiiri,
Diyenlerin kervanında kışladım
Çöle yağarken donmuş levhalarda
kar sureti
İmkansızın bereketi
Gözümü alırken her yanımda ışıyan
gençliğim
Kimin yaşındaydım bilmedim.
Geceleri heceleyerek söktüm
Aldım yedeğimdeki kelimeleri
Işığa tuttum içimi loş tutan
nesneyi
Yunus'un yaşına geldiğimde
Dünyayı aşk, imkansızı erkek
bildim.
Kelimelerle dokundum dünyanın
hallerine
Dokunulmazlığım kalktı
Kendi şiirimde kendi Divan'ımdan
Sürüldüm
Git gide Fuzuli'nin
Yaşına geldiğimde.
Halk türkülerinin serçeli
kafiyeleri
Gibi uçuşu kolay ve çabuk akla gelmez
Engelleri aşk için yapılan bütün
benzetmelerin
Sırasını sektiren olayların gidişi
Yılları saymadan Karacaoglan'ın, Baki'nin
yaşına geldim.
Görmenin gevşeyen bilgisi
Yaş aldıkça tutunduğum diri şaşkınlık
Başkasına doğru çözülüyor
tenimdeki kelepçe
Zaman benim için de ileri gittikçe
Dönüp bakmaların tarihinden
Geri saydım kendimi sana geldim
Onca aşk içinden geçtim de
Kimsenin yaşına değmedim.
Kimsenin yaşına değmeden
Daha anısı kurumayan
Dünlerim bitmediğinde
Hayatın rüya dilini bile öğrenemeden
Hayatta kaldım
Onca felaketten
Şimdi buradayım
El ver yanına geleyim bunca aradığım,
Babam ol, oğlum ol,
Kardeşim, yoldaşım, arkadaşım
ol,
Ben sevgilim gibi seveyim
Benim yaşıma geldiğinde.
Bildiklerim kadar unuttuklarımla da seni büyüteyim.
Biliyorum, yenilenenler geçmişe kadar
kaçar birinde
Haritamı kaybettim ey Piri Reis!
Çinisi soldu maviliğimin
Nice Osmanlı şiirinde
Odalardan odalara
Azala çoğala
Yaşadım da
Fatih'in kokladığı karanfili
Denize bakan bir şiirde düşürdüm.
Rüyasında koklanmış karanfilini
Fatih'in
Alınmış İstanbul'da düşürdüm
İçim başka yere sürüldü
Tarih alındı benden
Günümün acı ışığına
kaldım yeniden
Bir sikkenin ilk basıldığı günü hatırlıyorum
Suç ışımasında ortak belleğin
altın
Kaynağına indiğim suya düşürdüm
Kendi yaşıma geldiğimde
İlk şiirimi üzerine kazdım
ben
Ben kendimi ilk şiirimde düşürdüm
Çok alındım kendimden.
İstersen Hiç Başlamasın
İstersen hiç başlamasın
Bu hikaye eksik kalsın
Onca yaraların ardından
Yeni bir aşk yaratamazsın
Örselenmiş bir çocukluk
İşte benim bütün hikayem
Kaç sevda geçse de yüreğimden
Bu yıkıntıları onaramazsın
İstersen hiç başlamasın
Geç kalmışız birbirimize
Yanlış kapılarla geçmiş bunca
yıl
Dönemeyiz artık ilk gençliğimize
İstersen hiç başlamasın
Söz verelim kendimize.
|