Dostlar
 

ufuktakisiirler.com da küçük yenilikler yapılmış bulunmaktadır. Umarım beğenirsiniz.

Sevgi ve saygılarımla

 
ÜNLÜ ŞAİRLERDEN
   
 

54. M. FETULLAH GÜLEN HAYATI (1941 -…. )

27 Nisan 1941 tarihinde Erzurum'un Pasinler ilçesi Korucuk Köyü'nde doğdu. Babası Ramiz Hoca cami imamı, annesi Refia Hanım ise ev hanımıdır. Ailenin ikinci çocuğu olan Fethullah Gülen, altı erkek ikisi kız olmak üzere sekiz kardeştirler.İlkokulu dışarıdan bitiren Gülen, Osman Bektaş ve başka İslami figürlerden din eğitimi aldı. Askerlik öncesi ve sonrasında olmak üzere Edirne Üç Şerefeli Camii'nde toplam 4 yıl İmam Hatip'lik görevi yaptı. Ankara Mamak ve İskenderun'da askerlik vazifesini tamamladı ve Edirne'ye geri döndü. Bir müddet sonra da Kırklareli'ne tayin olup bir yıl vaizlik yaptı. 1966 yılında İzmir'e vaiz olarak nakli yapılan Gülen, Kestanepazarı Camii'nde verdiği vaazların yanı sıra Kestanepazarı Kuran Kursu'nda idarecilik görevinde bulundu. Bu arada gezici bölge vaizi olarak Ege Bölgesi'nin değişik il ve ilçelerinde 1971 yılına kadar vaaz ve sohbetlerde bulundu. Daha sonra Balıkesir'in Edremit ilçesi ve Manisa ilinde vaizlik görevlerini sürdüren Gülen, İzmir Bornova ilçesi vaizliğine atandı. 12 Eylül 1980 tarihine kadar bu görevine devam etti. Bu dönemde konuşmalarına ara veren Gülen 1989 yılında İstanbul ve İzmir'de fahrî olarak vaazlara yeniden başladı ve 1992 yılına kadar bu vaazlarını sürdürdü. Gülen halen Amerika Birleşik Devletleri'nde sağlık sorunları sebebiyle ikamet etmektedir. Fikirleri cevresinde olusan Islami duyarliliga sahip bir sivil toplum hareketinin tabii lideri konumundadir.

ESERLERİ

Gülen'in sosyoloji, felsefe, din, tasavvuf, şiir, edebiyat, spor, idare, ticaret vb konularda yazılmış çok sayıda, kitap, makale ve şiirleri mevcuttur. Yayınlanmış Türkçe kitaplardan bazılari aşağıda verilmiştir: Asrın Getirdigi Tereddütler 1-4, Çağ ve Nesil, Buhranlar Anaforunda İnsan, Yitirilmis Cennette Dogru, Zamanın Altın Dilimi, Günler Baharı Soluklarken, Yeşeren Düşünceler, Işığın Göründüğü Ufuk, Örnekleri Kendinden bir Hareket, Fasıldan Fasıla 1-4, Fatiha Üzerine Mülahazalar, Hüzmeler ve İktibaslar, Ila-yi Kelimetullah ve Cihad, İnancin Gölgesinde 1-2, İrşad Ekseni, Kaalbin Zümrüt Tepeleri 1-2, Kırık Mızrap 1-2, Kırık Testi, Kitap ve Sünnet Perspektifinde Kader, Kur'an'dan İdrake Yansıyanlar 1-2, Ölçü ve Yoldaki İşaretler 1-4, Ölüm Ötesi Hayat, Prizma 1-4, Ruhumuzun Heykelini Dikerken, Sonsuz Nur 1-3, Varlığın Metafizik Boyutu 1-2, Yaratılış Gerçegi ve Evrim, Dua Ufku, Çekirdekten Çınara, Beyan, Bir Kutup Varlık Anne, Kuran'ı Kerim ve Hadisi Şeriflerde Anne-Baba, Dua Mecmuası (Arapça), Mealli Dua Mecmuası, Hoşgörü ve Diyalog İklimi, Çocuğun Dini Eğitimi, Renkler Kusağında 1-2, Sabah ve Aksam Duaları, İnsanin Özündeki Sevgi, Kırık Testi-1, Sohbet-i Canan (Kırık Testi-2), Gurbet Ufukları (Kırık Testi-3), Renklerin Diliyle

Aç Kapını

İltifât et aç kapını bendeni sevindir.!
Nağmeler sun ruhuma ötelerin dilinden;
Sun ve gönlümü saran hafakanlarımı dindir.!
Sunduğun gibi nâçârlara kendi elinden.
Sensin o tek merhametli bana da bir ihsan,
Lutfeyleyip yolumu otağına çevir.!
Yol boyu her dönemeçte nezdinden bir bürhan;
Sal ufkuma ahdini emânıma yetiştir!
İç içe gurbetteyim, yok gurbetlerin dibi,
Ağarsın ak günler, ersin zulmetin eceli.!
Sensin bu gamnâk gönlümün Biricik Sahibi,
Herkes gibi ne olur bana da bir tecellî.!
Ve her ân yepyeni bir vuslat heyecanıyla,
Gönlüme o derin sevginin zevkleri insin.!
Hep kanatlansın ruhum aşkının tufanıyla.
Hicranla köpüren ızdıraplar bir bir dinsin!
Duyayım kalbimde tecellî ettiğin ânı.
Ve bakışlarım sonsuzun rengine boyansın!
Göreyim şevkin vuslata döndüğü zamanı...
İsterse artık her yanım ateşlere yansın...
Bir sırlı âlem ki güneş tıpkı bir bengisu,
Madde çözülüp mânânın bağrında erimiş;
Ruh tecellî avında ve gönül kurmuş pusu,
Herkes bir büyülü temâşâ ufkuna ermiş...
O yerde O'ndan başka hiçbir şey işitilmez,
Kulaklara çarpan ses duygularin bestesi;
Saatler "tik tak" ve günler dogup-batmak bilmez,
Zaman, mekan bilinmezin sirli hendesesi...

Kaynak: Sızıntı, Mart 1997


Aşk

Aşk gönüllerde bir ateş ve ruhlarda ışık,
Hicranla yanar âşık, ümitlerinde bahar...
Sînesinde gam, hüzün; ufku vuslata açık,
Gezer çölden çöle avare her zaman zâr zâr...
Feryadı sırrının sesi, sırrı kıpkızıl kor,
Dolaşır, dolaştığı gibi âhu peşinde...
Mest u mahmurdur dudağında bir kızıl fağfur,
Her gece bir visal yaşar Cânân'la düşünde.
Hayaletler gibi sarar ruhunu kuşkular,
Sîmasinda fecir sevinci, akşam tasasi;
Yer yer bir meçhule tâli' kapı aralar,
Firdevs'ten rengi, Firdevs'ten suyu, havası.
Bazen yeisle kırılır, onulmaz kırığı,
Bazen ufku ışık, râyiha, renkle tüllenir;
Bazen tâ ötelerde duyulur hıçkırığı,
Yapraklar gibi sararır, mumlar gibi erir.
Hep hazan yaşar ama, hiç solmaz çiçekleri,
Dilinde her zaman hasret u hicran bestesi;
Kederi çok olsa da köpürür sevinçleri,
Aşkın ölümsüzlüğüyle tınlar çelikten sesi.
Gözlerinin içinde bir uhrevî enginlik,
Süzer çevresini ve derin derin gülümser...
Duygularında sonsuzluk gibi bir zenginlik,
Kâh çaylar gibi coşar, kâh yeller gibi eser.
Ey aşk artık anladım meğer sen her şeymişsin,
Hem öldüren bir zehir, hem dirilten bir iksir;
Allah'a götüren yollarda soluğun, sesin,
Diriliş üflemekte ölü ruhlara bir bir...

Kaynak: Sızıntı, Temmuz 1994

Dost

Bilsem ki bu benim cânım hiç yol aldı mı dost!
Almayıp yâd ellerde âvâre kaldı mı dost!
Dağınık bitkin hâlim; derbeder, bîmecâlim;
Yakup gibi melâlim beni inletsin mi dost!
Dağa ulaştı yollar; kesti önümü çöller,
Elimde solgun güller; pörsüyüp gitsin mi dost!
Vurdu yokuşa düzler; her yanımda pürüzler,
Sönüp gitti gündüzler; böyle kalayım mı dost!
Bir küçük inâyet; lutfeyle az siyanet,
Etmezsen eğer himmet, hep ağlayayım mı dost!
Budur Sana zannım tam, zannım o ki afvolam,
Afvolmazsam ya n'olam, böyle yanayım mı dost!