Dostlar
 

ufuktakisiirler.com da küçük yenilikler yapılmış bulunmaktadır. Umarım beğenirsiniz.

Sevgi ve saygılarımla

 
ÜNLÜ ŞAİRLERDEN
   
 

49. KUL MEHMET HAYATI (? -? )

Yaşamı açıklığa kavuşmamış, dahası biraz da karışık görünümdeki halk ozanlarımızdan biri de Kul Mehmet'tir. Kul Mehmet adı da, hemen bütün halk ozanlarında olduğu gibi, bir "takma ad"dır. Kul Mehmet, 16. yüzyılda yaşamış Osmanlı Devlet adamlarından Üveys Paşa'nın oğlu Aydın vergi toplama memuru Mehmet Paşa'nın "takma ad"ıdır. Mehmet Paşa, daha sonra Celali ayaklanmalarının bastırılmasıyla görevlendirilmiş vezirliğe (paşalığa) yükseltilmiştir. Ancak birtakım belgelerde, ayaklanmanın bastırılması görevinin Mehmet Paşa'nın kethüdasına verilmesinden, bu göreve atandığı yılda, yani 1605'te ölmüş olabileceği sonucu çıkarılıyor. Gizemciliğin çok yaygın olduğu yüzyıllarda, gizemcilik etkisiyle birçok gizemci halk ozanının "Kul" kimliğini kullandığı ortaya çıkmaktadır. Bu bakımdan 17. yüzyılda yaşadığı ileri sürülen bir "Kul Mehmet" adlı halk ozanının da varlığı ileri sürülerek, elde bulunan "Kul Mehmet"li şiirlerin tümünün Mehmet Paşa'nın mı, yoksa 17. yüzyılda yaşayan Kul Mehmet'in mi olduğu kesinlikle bilinmiyor. Ayrılması olanakları da bulunamıyor. Bu yüzden olacak ki, uzmanlar "Kul Mehmet" adlı şiirlerin tümünü, bu takma adı kullanan Mehmet Paşa'nın sayma eğilimi, uygulaması içindedirler. Ancak, "Be yarenler yine evvel bahardır/Bülbül intizarlık kılar durmayıp" dizeleriyle başlayan şiirin, kesinlikle "Kul Mehmet" takma adını kullanan Mehmet Paşa'nın olduğu biliniyor.

ESERLERİ


Be Yarenler Yine Evvel Bahardır, Behey Ela Gözlü Canım, Bunca Demdir Hasretliğin Çekerim, Her Dem Yüzüme Gül Gibi, Karlar Yağdı Boran Oldu, Siyah Ebruların Duruben Çatma, Yavrum Kuzum Seni Aldırdım Elden, Yavrum Turnam Bizim Ele Varırsan

Be Hey Ela Gözlü Canım

Behey ela gözlü canım
Kul olmaya geldim sana
Gönül tahtında sultanım
Kul olmaya geldim sana

Ne yerdeyiz ne gökteyiz
Dünü günü firkatteyiz
Elim vermez hasretteyiz
Kul olmaya geldim sana

Evlerinin önü yoldur
Kerem kıl aşıkın güldür
Gerek ağlat gerek öldür
Kul olmaya geldim sana

Koynunda turuncu gizli
Tatlı dilli şirin sözlü
Şahin gibi kara gözlü
Kul olmaya geldim sana

Kerem eyle benden kaçma
Sakın yadlar ile yatma
Gamzen okun bana atma
Kul olmaya geldim sana

Mehemmet eydür kulunum
Başı açık bir delinim
Ta ezelden muhibbinim
Kul olmaya geldim sana

Her Dem Yüzüme Gül Gibi

Her dem yüzüme gül gibi
Gülen dilberin kuluyum
Ben ağladıkça yaşımı
Silen dilberin kuluyum

Naz ile salan başını
Oynadıp gözü kaşını
Rahmedip ben yoldaşını
Anan dilberin kuluyum

Mağrur tutmayup kendini
Alçak tutuben gönlünü
Arayıp derdimendünü
Bulan dilberin kuluyum

Soyunup giren koynuma
Rahimsiz gelmez aynıma
Siyah zülfünü boynuma
Salan dilberin kuluyum

Kul Mehemmet eydür ferman
Hastasına eder derman
Benimle her gece mihman
Olan dilberin kuluyum

Be Yarenler Yine Evvel Bahardır

Be yarenler yine evvel bahardır
Bülbül intizarlık kılar durmayıp
Kuşlar ahenk edip çığrışıp öter
Kalbin kasavetin siler durmayıp

Kadir Mevlam kudretini bildirir
Daim ağlar kullarını güldürür
Menekşeler külahını kaldırır
Yeşil çemenlerde yeler durmayıp

Her ağaçlar sücü dolmuş içilmiş
Yeryüzüne ab-ı hayat saçılmış
Gök sümbül kırmızı lale açılmış
Güller ağzın açmış güler durmayıp

Misal-i Ravzadır Cennet-i Rıdvan
Firdevs bahçesine benzemiş cihan
Kırmızı hulleler giymiş erguvan
Selvi dalı başın sallar durmayıp

Bizim illerimiz aydın illeri
Çifte çifte bülbüllüdür dalları
Kul Mehemmed eydür seher yelleri
Yarin siyah zülfün böler durmayıp