41. HİLMİ YAVUZ HAYATI
( 1936 - ….)
İstanbul'da doğdu. İngiltere'de BBC'de çalıştığı sırada
Londra Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe
Bölümü'nü bitirdi. Dönüşünde çeşitli
gazetelerde eleştiri ve inceleme yazıları yazdı.
Mimar Sinan Üniversitesi'nde uygarlık tarihi,
Boğaziçi
Üniversitesi'nde felsefe okutuyor, İstanbul
Büyükşehir Belediyesi'nin Kültür İsleri
Dairesi'ni yönetiyor.
ESERLERİ
Bakış Kuşu (1969), Bedrettin Üzerine Şiirler
(1975), Doğu Şiirleri (1977), Yaz Şiirleri
(1981), Gizemli Şiirler (1984), Zaman Şiirleri
(1987), Söylen Şiirleri (1989), Hüzün
ki En Çok Yakışandır Bize (Toplu Şiirler,
1989), Ayna Şiirleri (1992).
Doğunun Geçitleri
çok uzun anlatmak gerekti
ve biz, sadece ima ile geçtik
'yol verin sevdaya'
gördük ve yol verdik
acıdan kalkıp acıya
varan bir yol gibi
kendini göstere göstere
bir cihannuma ile geçtik
ve kalbimiz bize sahip çıkmadı
dağdır, kızılca kopup
ve döne döne düştü
döner dağdan sonbahar
hüzne geçit yok, ziganalar
ve kop'tan bu dönüşleri
bir sema ile geçtik
ateştir eski geceler
'tut ve yan, tut ve yan
kül ol, gülümüzden'
şairler akşamdır, ateşgedeler
ve biz kendi külümüzden
bir huma ile geçtik
bir hayal olmadadır göl şimdi
göründü elele göl ve giz
gördük, bir kuğuya yolcu olduğu
yerde kayboldu nergis
ve biz, öyle ki, bu yolculuğu
bir rüya ile geçtik
çok uzun anlatmak gerekti
ve biz, sadece ima ile geçtik
Yollar ve Zaman
sen bir yalnızlığı koşup
gittin de
bir yerde buluşulur diye, belki de...
elbet buluşulur, orda, o yerde...
bir hüzün töreniyle kutlanır
bulunur birşeyler ve saklanır
saklanan Zaman mı, yoksa yol mudur
aranır bahçelerde ve şiirlerde
kimbilir ki dündür, olgundur
kalbimiz
yollarsa her zaman biraz küskündür
yokuşlarda ve inişlerde...
Zaman'dır seni sardığım kumaş
bekledin, örtülsün ki yavaş yavaş...
erguvandın, kayboldun dilegelişlerde
Saatçi
En çok yanılgısı başkaydı benden
Bir suya çalardı saati
Gümüş köstekli bir akşam
vakti
Karardı solukları göğü görmeden
Kraldı yaz dönüşü sürgünden
Bir ceza ülkesinde davulcu
Geceleri ipe bağlı bir suçu
Asardı kimseleri ele vermeden
Durmadan bir çocuk akıp
gidiyor
Sevmezken kendinde olanın
Ağır kokuları ölü eşyanın
Kaplardı odaları eve girmeden
Adını bildiği saat değil
bu
Kuş seslerinden çin laleleri
Çarmıha gerilmiş çan kuleleri
Düzeltir saatini vakti bilmeden
|