39. GEVHERİ HAYATI
(? -? )
Halk şairi. Gevherî'nin 17. ve 18. yüzyıllarca
yaşadığı sanılıyor. Hayatı üzerine
3ölük pörçük bilgiler vardır.
Kırımlı olduğu, Mehmet Bahri Paşa'nın
bir süre divan katipliğini 1700'den sonra)
yaptığı, Arabistan ve Suriye'de bulunduğu
belirtilmekledir. Aşık Ömer'in çağdaşıdır.
Son yıllarda efe geçen İr şiirinden
1737 yılında hayatta olduğu anlaşılmakta.
Gevherî'nin, hece ölçülerindeki
koşma ve türkülerin yanı sıra
aruz ölçüsünü de denediği,
Divan şiirinin kimi deyimlerini bu şiirlerinde
kullandığı görülmektedir.
Gevherî'nin şiirleri Sadettin Nüzhet
Ergun tarafından derlenmiştir.
ESERLERİ
Ala Gözlü Nazlı Dilber, Bad-ı Saba
Sevdiğime Gidersen, Başına Bir Hal Gelirse,
Behey Dilber Sana Gonül Vereli, Ben Güzelim
Deyu Havadan Uçma, Beyaz Göğsün
Bana Karşı, Bizden Selam Olsun Gül Yüzlü Yare,
Bugün Ben Bir Bağa Girdim, Bugün Ben Bir
Güzel Gördüm, Bülbül Ne Yatarsın
Yaz Bahar Oldu, Dila Gör Bu Cihan İçre,
Ey Benim Nazlı Cananım, Ey Peri Cihana Sen
Gibi Dilber, Garip Turna Bizi Senden Sorana, Hey Ağalar
Bir Sevdaya Uğradım, Hey Ağalar Zaman
Azdı, Kurtulamam Üç Nesnenin Elinden,
Mecnun'a Dönmüşüm Bilmem Gezdiğim,
Sözün Bilmez Bazı Nadan Elinden, Şunda
Bir Dilbere Gönül Düşürdüm.
Ala Gözlü Nazlı Dilber
Ala gözlü nazlı dilber
Seni kandan sakınırım
Kandan değil hey efendim
Seni candan sakınırım
O yana bu yana bakma
Beni ateşlere yakma
Elini koynuna sokma
Seni senden sakınırım
Gevheri der ben bir merdim
Yüreğimden çıkmaz derdim
Sen bir kuzu ben bir kurdum
Seni benden sakınırım
Ey Benim Nazlı Canım
Ey benim nazlı cananım
Severim kimseler bilmez
Bir iştir geldi başıma
Çekerim kimseler bilmez
Bak şu kalbimin işine
Saldı sevdayı başıma
Gece gün aşk ateşine
Yanarım kimseler bilmez
Varın söylen şu hayına
Girmesin benim kanıma
Bir ateş düştü canıma
Tüterim kimseler bilmez
Gevheri ümidim Hak'tan
Yandı bu bağrım firaktan
Ey efendim derd-i aşktan
Ölürüm kimseler bilmez
Bugün Ben Bir Bağa
Girdim
Bugün ben bir bağa girdim
Ne bağ duydu ne bağbancı
Gülün, şeftalisin derdim
Ne bağ duydu ne bağbancı
Bağın duvarından aştım
Kırmızı gülüne koştum
Öptüm sardım helallaştım
Ne bağ duydu ne bağbancı
Bağın kapışını açtım
Sanasın cennete düştüm
Doldurdum badesin içtim
Ne bağ duydu ne bağbancı
Seherin tan yeri attı
Bülbül elvan elvan öttü
Gevheri yükünü tuttu
Ne bağ duydu ne bağbancı
|