38. FUZULİ HAYATI
(1495 -1556 )
16. yüzyıl Divan şairi. Kerbela ve Bağdat
gibi Irak topraklarında zorlu bir ömür
geçiren Fuzulî'nin hayatına ilişkin
başka ayrıntılara henüz sahip değiliz.
Türkmen aşiretlerinden payat boyundan olduğu
belirtilmektedir. (şah İsmail ve Kanuni Sultan
Süleyman'a şiirlerini ünmüş ve
bağlılığını bildirmiştir.
Ardından saray tarafından maaşa bağlanmıştır. şikayetname
adlı eserine bu maaşın aksamasın!
dile getirmiştir. Arapça ve Farsça
bilen Fuzuli, bu dillerdeki edebiyatları kısa
sürede incelemiştir. Ayrıca din alanında
tefsir, hadis, hikmet konularıyla da ilgilenmiş,
mantık |e matematik üzerine kitapları okuma
fırsatım elde etmiştir. Şiirlerinde
din dışı öğelere de yer veren
Fuzulî, "aşk" üzerine yazdığı binlerce
beyitle kendini kabul ettiren bir şair olmuştur.
Tekke ve Divan şairleri kadar halk şiirinin
izleyicileri de onun deyişlerinden yararlanmışlardır.
ESERLERİ
Fuzulî Divanı, Türkçe Divan ,
Farsça Divan , Leyla ile Mecnun , Beng ü Bade
, Rind ü Zahid , Sıhhat u Maraz, Enis-ül
Kalb , Terceme-i Hadis-i Erbain , Şikayetname, Sohbet-ül
Esmer
Gazel
Hâsılım yok ser-i kûyunda belâdan
gayrı
Garazım yok reh-i aşkında fenâdan
gayrı
Ney-i bezm-i gamem ey âh
ne bulsan yele ver
Oda yanmış kuru cisminde hevâdan gayrı
Perde çek çehreme hicran günü ey
kanlu sirişk
Ki gözüm görmeye ol mâhlikadan
gayrı
Yetti bi-kesliğim ol gayete kim çevremde
Kimse yok çizgine gird-âb-ı belâdan
gayrı
Bozma ey mevc gözüm yaşı habâbın
ki bu seyl
Komadı hiç imâret bu binadan gayrı
Bezm-i aşk içre Fuzûli nice âh
eylemeyem
Ne temettu' bulunur neyde sadâdab gayrı
Gazel
Mende Mecnundan füzun aşıklık istedadı var
Aşık-ı sadık menem Mecnunun ancak
adı var
Kıl tefahür kim senin hem var ben tek aşıkın
Leylanın Mecnunu Şirinin eğer Ferhadı var
Ehl-i temkinem beni benzetme ey
gül bülbüle
Derde sabrı yok anın her lahza bin feryadı var
Öyle bed-halem ki ahvalim görende şad
ol
Her kimin kim dehr cevrinden dil-i naşadı var
Gezme ey gönlüm kuşu gafil feza-yı aşkta
Kim bu sahranın güzer-gahında çok
sayyadı var
Ey Fuzuli aşk men'in kılma
nasihten kabul
Akıl tedbiridir ol sanma ki bir bünyadı var
Su Kasidesi
Der Na't-i Hazret-i Nebevi
Saçma ey göz eşkten gönlümdeki
odlare su
Kim bu denli tutuşan odlare kılmaz çare
su
Âb-gûndur günbed-i
devvar rengi bilmezem
Ya muhît olmuş gözümden günbed-i
devvare su
Zevk-i tiğinden aceb yok olsa gönlüm çak çak
Kim mürur ilen bırakır rahneler divare
su
Suya versin bağ-ban gül-zarı zahmet çekmesin
Bir gül açılmaz yüzün tek
verse bin gül-zare su
Ohşadabilmez gubarını muhharir hattına
Hame tek bakmaktan inse gözlerine kare su
Arızın yadiyhle nem-nak olsa müjganım
nola
Zayi olmaz gül temennasiyle vermek hare su
Hayret ilen parmağın dişler
kim etse istima
Parmağından verdiği şiddet günü Ensar'e
su
Eylemiş her katreden bin bahr-i
rahmet mevc-hiz
El sunup urgaç vuzu için gül-i ruhsare
su
Hâk-i payine yetem der ömrlerdir
muttasil
Başini taştan taşa urup gezer avare
su
Zerre zerre hâk-i der-gâhina ister sala
nûr
Dönmez ol der-gâhtan ger olsa pâre
pâre su
Zikr-i na'tin virdini derman bilir
ehl-i hatâ
Eyle kim def'-i humar için içer mey-hâre
su
Yâ Habibu'llah yâ hayru'l-beşer müştâkinim
Eyle kim leb-teşneler yanip diler hemvâre
su
Sensin ol bahr-i keramet kim şeb-i Mirâc'da
Şeb-nem-i feyzin yetirmiş sâbit ü seyyâre
su
Bîm-i dûzah nâr-ı gam salmış dil-i
sûzânıma
Var ümîdim ebr-i ihsânın sepe
ol nâre su
Yümn-i na'tinden güher olmuş Fuzûli
sözleri
Ebr-i nîsandan dönen tek lü'lü-i şeh-vâre
su
Hâb-i gafletten olan bîdâr olanda
rûz-ı haşr
Hâb-ı hasretten dökende dîde-i
bîdâre su
Umduğum oldur ki Rûz-i Haşr mahrûm
olmayam
Çeşme-i vaslın vere ben teşne-i
dîdâre su
Gam günü etme dil-i bîmârdan
tiğin diriğ
Hayrdır vermek karanu gecede bîmâre
su
İste peykânın gönül hecrinde şevkim
sâkin et
Susuzum bir kez bu sahrâda benim'çün
ara su
Ben lebin müştâkiyim zühhâd
kevser tâlibi
Nitekim meste mey içmek hoş gelir huş-yâre
su
Ravza-i kûyuna her dem durmayıp eyler güzâr
Aşık olmuş gâliba ol serv-i hoş-reftare
su
Su yolun ol kûydan toprağ olup
tutsam gerek
Çün rakîbimdir dahi ol kûya
koyman vâre su
Dest-busı arzusiyle ger ölsem
dostlar
Kûze eylen toprağım sunun anınla
yâre su
İçmek ister bölübülün
kanın meger bir reng ile
Gül budağının mizâcına
gire kurtare su
Tînet-i pâkini rûşen kılmış ehl-i âleme
İktida kılmış tarîk-i Ahmed-i
Muhtâr'e su
Seyyid-i nev'-i beşer deryâ-yi dürr-i
istifâ
Kim sepiptir mu'cizâtı âteş-i
eşrâre su
Kılmak için tâze gül-zâr-i
nübüvvet revnâkın
Mu'cizinden eylemiş izhâr seng-i hâre
su
Mu'cizi bir bahr-i bî-pâyân imiş âlemde
kim
Yetmiş andan bin bin âteş-hâne-i
küffâre su
|