| |
37. FİKRET
KIZILOK HAYATI (1946 - 2001 )
1946 yılında İstanbul'da dünyaya
geldi. Öğrenim hayatına Galatasaray Lisesi'nin
ilkokul kısmında başlar. Müzikle
de ilk tanışması burada gerçekleşir. İlk
enstrümanı kendisini yaş gününde
armağan edilen kırmızı bir akordeondur. İlk
müzik derslerini sınıf arkadaşlarından
birinin klarnetçi olan babasından alır;
ilk konserini de bir 23 Nisan'da Taksim Belediye Gazinosu'nda
düzenlenen okul müsameresinde verir. Fikret
Kızılok ve orkestrası adlı küçük
grubun elemanları Kızılok'un sınıf
arkadaşlarıdır ve çaldıkları halk
türküleri ile alkış alırlar.
Ortaokul ve lise yıllarında bu konserler sürer.
Lise yıllarında akordiyonu bırakan Kızılok,
eline gitarı alır. Fikret'in o dönemdeki
en büyük destekçileri ise alt sınıflarda
okuyan Barış Manço ile Timur Selçuk'tur. İşte
bu dönemde grubun ismi değişir ve Veliahtlar
adını alır. Lise yıllarından
sonra da bu grupla çalışmayı sürdürür.
Kadıköyde oturan Fikret Kızılok,
aynı dönemde arkadaşı olan Cahit
Oben ile birlikte yeni bir atılım içine
girerler (1964). Yeni bir grup kurarak profesyonel hayata
geçmeye karar verirler. Yanlarına bas gitarcı Koray
Oktay ve davulcu Erol Ulaştır'ı alırlar;
böylece Cahit Oben 4 doğar. Kendilerini "daha
ziyade Beatles tipi müzik yapan bir grup" olarak
tanımlayan Cahit Oben 4, İlham Gencer'in işlettiği Çatı gece
kulübünde programlar yapmaya başlar, bir
yandan da mahalle konserlerini sürdürür.
Bu arada kendi paralarıyla iki 45'lik plak doldururlar.
Bunlardan ilkinde iki yabancı şarkıyı yorumlarlar: "I
Wanna Be Your Man" ve "36 24 36". İkinci
plaklarında daha "kendilerine" dönerler.
Plağın ilk yüzünde "Silifke'nin
Yoğurdu" vardır; diğer yüzü ise
bir bestedir: "Hereke", aynı zamanda Kızılok'un
plak olarak yayınlanan ilk bestesidir. Fikret Kızılok
Cahit Oben 4'le çalışmalarını sürdürürken
girdiği dişçilik yüksekokulundaki
eğitimini sürdürür. Bir süre
sadece okuluyla ilgilenir. Müzikten kopamayacağını anladığında
ilk solo plağını doldurur. Dört şarkılık
bir EP'dir bu: "Ay Osman - Colours / Sevgilim-Baby".
Bu plak o yıllarda fazla ses getirmez. Bunun üzerine
Kızılok okulunu bitirmeye karar verir. Yine
de zaman zaman arkadaşlarının kurduğu
'Kaygısızlar'la birlikte çalışır,
Barış Manço'ya eşlik eder. Dişçilik
Yüksekokulu'nun son sınıfında okurken
mahalleden arkadaşı Arda Uskan ile bir yolculuğa çıkar;
müzik hayatını tümüyle etkileyecek
bir yolculuktur bu. Bu düşünceyle gitarını eline
alan Kızılok stüdyoya girer ve Aşık
Veysel'in "Uzun İnce Bir Yoldayım" türküsünü yeni
bir düzenlemeyle kayda alır. Bunu bir 45'lik
olarak yayınlar. İkinci solo 45'liğidir
bu; Fikret Kızılok'un hayatında da önemli
bir dönüm noktası... Arka yüzünde
sözlerini kendi yazdığı bir halk şarkısı, "Benim
Aşkım Beni Geçti" yer alır.
O güne dek sürdürdüğü suskunluğu
ve bunu bozmasının nedenini de plak kapağında şöyle
açıklar: "Piyasa, öylesine Türk
benliğinden uzak melodilere kucak açmıştı ki,
beni dinlemeyeceklerdi bile. Bugün ise durum büyük
bir hızla değişiyor. Bu öz benliğimize
dönüşte ben de üzerime düşen
görevi yapmaya karar verdim..." "Yumma
Gözün Kör Gibi ! Yağmur Olsam",
Kızılok'un asıl çıkışını yaptığı plak
olur. Her iki beste de Fikret Kızılok'undur.
Plakta, gitar, tumba ve sazın yanında değişiklik
olsun diye enstrüman olarak tahta ve taş kullanır
Kızılok. Şarkılar çok beğenilir,
plak çok satar ve sanatçı ilk altın
plağını alır. Bu başarının
ardından fazla ara vermeden bir 45'lik daha yapar
Kızılok. Ancak bu kez kendisine ait bir şarkıyla
ortaya çıkar: "Söyle Sazım".
Plak kapağında, "Türk geleneklerine
uygun 17 perdeli 'Hüseyni' düzende üç değişik
sazın batı anlayışında ve çoksesli
olarak kullanıldığı" bir şarkı olarak
tanımlanır bu. Plağın arka yüzünde
Kızılok'un Karacaoğlan'dan bestelediği "Güzel
Ne Güzel Olmuşsun" vardır. Her iki şarkıda
da kendisine Nedim Demirelli eşlik eder. Plak, listelerde
de kendisini gösterir ve haftalarca 1 numarada kalmış olan
Barış Manço'nun "Dağlar Dağlar"ını devirerek
liste başı olur. 1970 yılını bu
iki plakla kapatır Fikret Kızılok. Bu
plaklar yıl sonunda Hey dergisi tarafından
düzenlenen 'Yılın Müzik Oskarları'
anketinde görülmemiş bir başarıya
imza atar: "Söyle Sazım", Yumma Gözün
Kör Gibi" ve "Güzel Ne Güzel
Olmuşsun", Barış Manço'nun "Dağlar
Dağlar"ının ardından sırasıyla
ikinci, üçüncü ve dördüncü olur.
Fikret Kızılok da aynı ankette 'Yılın
Erkek Şarkıcısı' seçilir.
1970 yılının getirdiği başarıların
ardından bir süre plak yapmayan sanatçı bu
dönemde bir Anadolu turnesine çıkar.
Turne sırasında Siverek yolunda donma tehlikesi
geçirir; bir kamyon şoförü tarafından
kurtarılır. Bu olayın ardından bir
plak yapar ve "Emmo" adlı bestesini bu
kamyon şoförüne ithaf eder. Plağın
arka yüzünde Ahmed Arif in şiiri üzerine
bestelediği "Vurulmuşum" adlı şarkı vardır.
Kızılok, 1972'de bu şarkıyla Bulgaristan'da
yapılan Altın Orfe festivaline katılır.
1973 yılında Grafson şirketiyle anlaşarak
yeni bir dizi plak yayınlar. Bu plaklarda yer alan şarkılar,
Kızılok'un yazdığı "Bir
Ali Var" adlı oyunun bölümleridir: "Gün
Ola Devran Döne", "Anadolu'yum", "Leylim
Leylim (Kara Tren)", "Köroğlu Dağları", "Tutamadım
Ellerini" ve "Gözlerinden Bellidir".
Yazılan, ancak bugüne dek sahnelenmeyen bu
oyunun şarkıları başka sanatçılar
tarafından da seslendirilir: "Kime Sormalı"yı Dönüşüm
eşliğinde Tansu, "Duyar mısın"ı ise
o dönemde ününün doruğunda olan
Timur Selçuk yorumlar. Bu arada "Köroğlu
Dağları" şarkısının
başında kullandığı gitar, Kızılok
müziğinde bir yeniliktir. Aşık Veysel'in ölümü üzerine
kendini tümüyle diş hekimliğine veren
Kızılok 1975'te Tehlikeli Madde adını taşıyan
yeni grubuyla uzunca bir Anadolu turnesine çıkana
kadar ortalıkta gözükmez. Turnenin ardından İstanbul'da
seri konserler verir. Tehlikeli Madde ile folk motiflerinin
rock ile harmanlandığı şarkılar
yapar. Giderek folk motiflerinin yerini daha alaturka
sesler alır. "Haberin Var mı / Kör
Pencere - Ay Battı", bu dönemin en önemli
plağı olarak dikkat çeker. "Kör
Pencere"ye bağlı olarak plağa alınan "Ay
Battı" ise, popüler müziğimizin
enstrümantal şarkıları arasında özel
bir yere sahiptir. Bu plaktan sonra yapılan "Anadolu'yum
75", daha önce yayınlanan aynı adlı şarkıya
bir göndermedir. Son 45'liği ise Mart 1976'da
yayınlanır. Mahzuni Şerif'ten "Biz
Yanarız" ve vazgeçemediği Veysel'den "Sen
Bir Ceylan Olsan" adlı türküleri
yorumlar sanatçı bu plağında. Plak
eleştirilir. "Fikret Kızılok'un kendini
yenileyeceği günleri bekliyoruz" gibi
ifadeler kullanılır bu eleştirilerde.
Kızılok, bütün bunlar üzerine
ortadan kaybolur. Bir yıl sonra, 1977 ortalarında,
1971-'72 yıllarında yaptığı ancak
o güne dek yayınlamadığı kimi
kayıtları bir albüm olarak piyasaya sürer. "Not
Defterimden" adını taşıyan bu
albümde Kızılok'un deneysel çalışmaları vardır:
Atonal bir altyapı üzerine Nazım Hikmet şiirini
koyar ve kendi deyimiyle "şarkıcılığı değil,
müzisyenliği" dener. Ancak dönemin
'nazik' siyasi ortamında bu çalışma
fazla ortalarda gözükemez. Plak çıktıktan
kısa bir süre sonra toplatılır. (Yeniden
yayınlanması ise 1993'ü bulur.) Bu arada
Varşova'da bu albümüyle iki ödül
alır. Ancak, plağın toplatılması onu
etkiler ve Fikret Kızılok, müziği
bıraktığını açıklar.
O güne dek 13 altın plak ve çeşitli ödüller
alan sanatçı, bundan sonra derin bir sessizliğe
gömülür. Buna gerekçe olarak da "hazırladığı yapıtların
ticari olmadığı gerekçesiyle plakevleri
tarafından geri çevrilmesini" gösterir
ve bir daha profesyonel olarak müzik hayatına
dönmeyeceğini bildirir. 1980'lerde farklı bir
türle döner müziğe Fikret Kızılok.
Bülent Ortaçgil, Erkan Oğur, Mutlu Torun
gibi farklı yönelimlerde, arayışlardaki
isimlerle deneyselliğin ön planda olduğu
bir tür 'atölye çalışması'
yürütülür Çekirdek'te. Kızılok-Ortaçgil
ikilisinin 'Pencere Önü Çiçeği'
bu dönemin ürünüdür. Kızılok'un
yerli folk-lirik tarzından Batılı müzikal-vodvil
tavrına geçişinin de göstergesi.
Sonra yine 10 yıllık kesinti. Kızılok'un
geniş kitlelerle-piyasayla buluşması ise
sözünü ettiğim vodvil tavrının
da doruğu, 1995'te yayımlanan 'Demirbaş'
albümü. Kültürel, entelektüel,
siyasal yergi, dönemin aşınmış 'pop'una
karşı alternatif gibidir. Veda albümü 'Mustafa
Kemal-Devrimcinin Güncesi'nde (1998) destansı,
lirik bir müzik yaptı. Ama söyleyiş,
resitatif-düzdü. Kızılok 22 Eylül
2001 günü uzun süre çektiği
rahatsızlığın neticesi olarak kaldırıldığı hastanede öldü.
ESERLERİ
1963 I Wanna Be Your Man / 36 24 36
Silifke'nin Yoğurdu / Hereke
1965 Makaram Sarı Bağlar
/ Halime
Solo 45'likler:
1966 Ay Osman - Sevgilim / Colours - Baby
1969 Uzun İnce Bir Yoldayım / Benim Aşkım
Beni Geçti
1970 Yağmur Olsam / Yumma Gözün Kör
Gibi
Söyle sazım / Güzel Ne Güzel Olmuşsun
1972 Vurulmuşum / Emmo
Leylim Leylim (Kara Tren) / Gözlerinden Bellidir
Köroğlu Dağları / Tutamadım
Ellerini
Bacın Önde Ben Arkada / Koyverdin Gittin
Beni
Aşkın Olmadığı Yerde / İnsan
mıyım Mahluk muyum Ot muyum
1975 Haberin Var mı / Kör Pencere - Ay Battı
Anadolu'yum '75 / Darağacı
1976 Biz Yanarız / Sen Bir Ceylan Olsan
Fiil
Bakmak bir fiil...
Göz göze / Göre göre
Fail olur...
Paralelde çalışan tren yolu /
Sor bakalım /
Solun sağını alıp /
Güneşte yanıp
Diğerine
Gölge olmaz mı...
Sol elim olmasa
Alkış bile zor
Olmasa kavga / Aşk başlar mı
Başın bir sonu yok mu
Hangi adım geride ki
Kalan ileri gitmedi...
Gitmek bir fiil
Göz göze / Göre göre / Fiil
Fail olur...
Bu Hep Böyle Olmalı
Alıştır kendini biraz yalnızlığa...
Şöyle bir sağdan
Bir de soldan bak / Ara sıra
Yatağın senden uzun olsun
Düşlerin senden uzak
Ve /
Her bir kelime
Dilinde bir tuzak
Bak /
Yer gök yapayalnız
Lodos kendisinde
Poyraz yağmura gebe değil
Bu hep böyle ...
Ne sudan nefes aldın
Ne havayı içebildin
Sevdin / Sevdin /
Belki sevdin ama
Alıştır kendini biraz /
Yalnızlığa
Sırasıdır
İstemiyorsun günahları
Rüzgarlara savurmak /
Ve düşlerini fırlatıp
Koynumda uyumak...
Erkeğinim diyorsun
Rençberim
Buğday tanem
Hoyrat kadifem
Gel /
Gel artık yeniden
Sırasıdır...
Sen yaptın atom bombalarını
Sen sürdün kuşku tarlalarını
Sen yarattın savaşı / Korkuyu
Telaşı ve kini
Gel /
Gel artık sırasıdır / Diyorsun
Yeniden
Yeniden doğurayım seni...
|