33. ERZURUMLU
EMRAH HAYATI (….
- 1860)
Erzurumlu Emrah'ın doğum yılı saptanamıyor
ama Erzurum'un bir köyünde doğduğu
için kendisine "Erzurumlu Emrah" dendiği
anlaşılıyor. Emrah'ın Erzurum'un
Tanburacı köyünde doğduğu yolunda
söylentiler de var. 1840 yılında Sivas'ın
Niksar ilçesine gelmiş, yaşamının
geri kalan yirmi yılını burada geçirmiş 1860
yılında ölmüştür. Erzurumlu
Emrah'ın iyi bir medrese öğrenimi gördüğü de
anlaşılıyor. Bu yüzden Divan edebiyatını da
biliyor. Aruz ölçüsünü kullandığı şiirleri
de var. Ne var ki, bunlar sözü edilecek değerde
değil.Erzurumlu Emrah'ın gizemciliğe yöneldiği
de şiirlerinden anlaşılıyor. Gizemcilikte
de çok başarılı sayılamaz.
Erzurumlu Emrah'ın asıl ünü "aşık
türü" şiirlerinde kendisini belirliyor. Şiirlerinden çıkarılan
sonuçlara göre Sivas'a gelinceye dek Kastamonu,
Konya, Niğde illerini dolaşmış. Süresi
kısa da olsa çeşitli serüvenler
yaşamış, gittiği yerlerde çeşitli
evlenmeler yapmış, edebiyata eğilimi olan
ileri gelen kişilerce konuk olarak ağırlandığı anlaşılmış.
Birbirinden epeyce ırak yerlerde de olsa "Erzurumlu
Emrah" adına mezarların bulunması,
Emrahoğulları adını taşıyan
ailelerin oluşu da dikkati çekiyor. Niksar'da ölmüş.19.
yüzyıl halk şiirimizin önde gelen
ozanlarından. Dertli, Seyrani gibi ozanlar arasında
adının anılmasının doğal
olduğu açık. Erzurumlu Emrah'ın şiirleriyle
Ercişli Emrah'ın şiirleri, yaşamları bir
süre birbirine karıştırılmış. Şimdi
bile birtakım şiirlerin gerçekten
hangisinin olduğu düşünülebilir.
20. yüzyıl ozanlarından Tokatlı Nuri,
Erzurumlu Emrah'ın belirgin etkisinde kalan onun
izinden yürüyen halk ozanlarından biridir.
Böylece Erzurumlu Emrah'ın kendisinden sonra
gelenler üzerinde de etkinliğinin varlığı ortaya çıkıyor.
ESERLERİ
Bir Nazenin Bana Gel Gel Eyledi, Biz Tarik-i Aşkın Âşıklarıyız,
Bu Göçü Ordan Göçürdüm,
Bülbül Olmuş Gülistanı Beklerim,
Dedim Dilber Didelerin Islanmış, Dinleyelim
Dağ Başında Figanı, El Çek
Tabib El Çek Yaram Üstünden, Elâ Gözlerini
Sevdiğim Dilber, Güzel Sallanarak Nerden Gelirsin,
Gönül Gitmek İster Gurbet İllere,
Gönül Gurbet Ele Çıkma, Ne Feryat
Edersin Divane Bülbül, Ne Vefasın Gördüm
Bezm-i Cihanın, Sabahtan Uğradım Ben Bir
Fidana, Tutam Yar Elinden Tutam, İki Kaşları Karanın, Şimdengerü Nazlı Yare
Küskünüm, Şu Karşıki Karlı Dağlar
Şu Karşıki Karlı Dağlar
Şu karşıki karlı dağlar
Pare pare duman şimdi
Sevişmesi bir hoş ama
Ayrılması yaman şimdi
Gülün çevresi
har m'ola
Çektiğin ah ü zar m'ola
Acep beni anar m'ola
Ol kaşları keman şimdi
Arasam yari bulurum
Yoluna serim veririm
Bir gün görmesem ölürüm
Gör n'eyledi yaman şimdi
Emrah'ım kapıya çıkar
Çıkar da yollara bakar
Aşıkı odlara yakar
Boyu uzun fidan şimdi
Tutam Yar Elinden Tutam
Tutam yar elinden tutam
Çıkam dağlara dağlara
Olam bir yaralı bülbül
İnem bağlara bağlara
Birin bilir birin bilmez
Bu dünya kimseye kalmaz
Yar ismini desem olmaz
Düşer dillere dillere
Emrah eder bugünümdür
Arşa çıkan tütünümdür
Yara gidecek günümdür
Düşem yollara yollara
Gönül Gurbet Ele Çıkma
Gönül gurbet ele çıkma
Ya gelinir ya gelinmez
Her dilbere meyil verme
Ya sevilir ya sevilmez
Yöğrüktür bizim atımız
Yardan atlattı zatımız
Gurbet ilde kıymatımız
Ya bilinir ya bilinmez
Bahçemizde nar ağacı
Kimi tatlı kimi acı
Gönüldeki dert ilacı
Ya bulunur ya bulunmaz
Deryalarda olur bahri
Doldur ver içem zehri
Sunam gurbet elin kahrı
Ya çekilir ya çekilmez
Emrah der ki düştüm
dile
Bülbül figan eder güle
Güzel sevmek bir sarp kale
Ya alınır ya alınmaz
|