Dostlar
 

ufuktakisiirler.com da küçük yenilikler yapılmış bulunmaktadır. Umarım beğenirsiniz.

Sevgi ve saygılarımla

 
ÜNLÜ ŞAİRLERDEN
   
 

32. EŞREFOĞLU RUMİ HAYATI ( - 1469 )

Asıl adı Abdullah olan Eşrefoğlu Rumi'nin doğum yılı bilinmiyor. Asıl adı Abdullah olan "Eşrefoğlu" ya da "Eşrefoğlu Rumi" olarak da bilinen bu gizemci halk ozanı, "Kadiri Tarikatı"nın "Eşrefiye" kolunun kurucusudur. Mısır'dan göç edip İznik'e yerleşen bir ailenin çocuğudur. Yüksek öğrenim görmüştür. 1469 yılında İznik'te ölmüş, kendi tekkesine gömülmüştür. Eşrefoğlu Rumi, Emir Sultan'ın hizmetinde bulunmuş, daha sonra Ankara'ya giderek Hacı Bayram Veli'nin dervişi, sonra da damadı olmuştur. Eşrefoğlu Rumi şiirlerini hem aruz, hem hece ölçüleriyle yazmıştır. Ünlü, değerli bir de düzyazı "Müzekki'n-Nüfus" adlı yapıtı vardır. Bu yapıtta, gizemciliğin ilkeleri, "nefsi terbiye etme yolları"nın öğretilmesi amaçlanmıştır. Kitabın adı "Nefisleri Arıtan, Benlikleri Ağartan" anlamına geliyor.Eşrefoğlu Rumi de Yunus Emre'nin yolundan, izinden giden ozanlardandır. Yunus Emre etkisi görülür. Eşrefoğlu Rumi'nin şiirleri "Eşrefoğlu Divanı" adlı yapıtta toplanmıştır. Bu divanı ilkin ozan Asaf Halet Çelebi, geniş bir inceleme yazısıyla hazırlamıştır (1944). Daha sonra 1972 yılında da yayımlanmıştır.

ESERLERİ

Aşkın Odu Ciğerimi, Ben Dervişim Diyen Kişi, Ben Dost Hevâsına Düştüm, Bu Aşk Düştü Canımıza Bahar Eyledi Kışımız, Bu Dünyaya Verme Gönül, Dost Yoluna Gidenlere, Düşeli Aşkın Bu Canım İline, Ey Allah'ım Beni Senden Ayırma, Gönlüm Alanın Sözünü Daim Söyleyesim Gelir, Seni Seven Aşıkların

Seni Seven Aşıklar

Seni seven aşıkların
Gözü yaşı dinmez imiş
Seni maksud edinenler
Dünya ahret anmaz imiş

Gönlün sana verenlerin
Eli sana erenlerin
Gözü seni görenlerin
Devranları dönmez imiş

Ölmez imiş aşık canı
Hiç çürümez imiş teni
Aşk her kimi kıldı fani
Ana zeval ermez imiş

Aşkına düşen canların
Yoluna ateş verenlerin
Aşka bülbül olanların
Kimse dilin bilmez imiş

Aşkın ile bilişenler
Senin ile buluşanlar
Sen maşuka erişenler
Ezel ebed olmaz imiş

Eşrefoğu Rumi senin
Yansın aşkın odun canın
Aşk oduna yanmıyanın
Kalbi safi olmaz imiş

Bu Dünyaya Verme Gönül

Bu dünyaya verme gönül
Dünya sana kalır değil
Dünya seven dost katına
Yüz ağiyle varır değil

Bu dünyanın muhabbeti
Şol ağulu bal gibidir
Ağusun bilen ol bala
Parmağını banar değil

Bu dünyanın zehri katı
Cana erer mazarratı
Zehrini bilmeyen bunun
Kendüyü sakınır değil

Bu dünyayı derip yığma
Ahir koyup gitsen gerek
Koyup gideceğin sanan
Dünyayı devşirir değil

Aşıkların gönül kuşu
Düşmez dünya tuzağına
Gerçek eren bu dünyayı
Hiç muhale alır değil

Eşrefoğlu Rumi sen de
Eğer şaha mahrem isen
Himmetin gözüne kevneyn
Zerre denlü gelir değil

Dost Yoluna Gidenlere

Dost yoluna gidenlere
N'idem ana n'itmek gerek
Kimin ile yoldaş olup
Kimleri terketmek gerek

Evvel murşid elin tuta
Kalmaya dunya ahrete
Hiç demeye hâlim nite
Bildiğin unutmak gerek

Meşgul ola riyâzata
Bel bağlaya ibadete
Müştak ola ol Hazret'e
Ne uzanıp yatmak gerek

Şöyle kim geçe kendüden
Ne canın ana ne hod ten
Cansız gider dosta giden
Aydım dahi nitmek gerek

Cansızlar varmaz bu yola
Canım diyen yolda kala
Can terkeden dostu bula
Candan sefer etmek gerek

Eşrefoğlu Rumî yârı
Sevenlerin budur kârı
Ol dost için ağıları
Şeker gibi yutmak gerek