| |
19. CAHİT
SITKI TARANCI HAYATI (1910 - 1956)
Cumhuriyet dönemi şairlerinden.
Cahit Sıtkı Tarancı Diyarbakır' da
doğdu. İlk ve orta Öğrenimini Saint
Joseph ve Galatasaray Lisesi'nde tamamladı. Mülkiye
Mektebi ile Paris Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde
okurken II. Dünya Savaşı'nın çıkması nedeniyle
yurda döndü. Silah altına alındı.Ardından
Anadolu Ajansı'nda, Toprak Mahsulleri Ofisi'nde
ve Çalışma Bakanlığı'nda çalıştı.İlk şiirleri
1930 yılı içinde Muhit ile Servet-i
Fünun dergilerinde çıktı. Bu şiirlerindeki
temiz dili,özgün buluşlarıyla dikkati çekti.
Bir yandan Ahmet Hamdı Tanpınar ve Necip Fazıl
Kısakürek'in şiir çizgisine özendi.
Ancak getirdiği yeni duyarlıklarla İlk
dönem şiirlerin! kısa sürede aştı,
Modern Fransız şiirinden de etkilendi.Ünlü Otuz
Beş Yaş adlı şiiriyle CHP şiir
Yarışması'nda birincilik ödülü kazandı.
ESERLERİ
Otuz Beş Yaş, Yazılar Makaleler, Konuşmalar,
Yanıtlar, Ömrümde Sükût , Düşten
Güzel, Sonrası, Ziya'ya Mektuplar ,
Otuz Beş Yaş
Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki
cevher,
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan
gider.
Şakaklarıma kar mı yağdı ne
var?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünüyorsunuz;
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim:
Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim
Yalandır kaygısız olduğum yalan.
Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
Hatırası bile yabancı gelir.
Hayata beraber başladığımız
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
Gittikçe artıyor yalnızlığımız
Gökyüzünün başka rengi de
varmış!
Geç farkettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.
Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
Her yıl biraz daha benimsediğim.
Ne dönüp duruyor havada kuşlar?
Nerden çıktı bu cenaze? Ölen
kim?
Bu kaçıncı bahçe gördüm
tarumar.
N'eylesin ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak
Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak.
Taht misali o musalla taşında.
Atatürk'ü Düşünürken
Ne şairane mevsimdi eskiden sonbahar
Bahçeleri talan eden bir deli rüzgardı
Kırılan dal düşen yaprak şaşkın
uçan kuşlar
Eskiden sonbaharın bir güzelliği vardı
Gel gör ki Atatürk'ün ölümünden
bu yana
Sonbahar dahi bir tuhaf bir başka geliyor
Vatan gerçeklerini hatırlatıp insana
Türk yüreklerimizi burka burka geliyor
Abbas
Haydi abbas, vakit tamam;
Akşam diyordun işte oldu akşam.
Kur bakalım çilingir soframızı;
Dinsin artık bu kalp ağrısı.
Şu ağacın gölgesinde olsun;
Tam kenarında havuzun.
Aya haber Sal çıksın bu gece;
Görünsün şöyle gönlümce.
Bas kırbacı sihirli seccadeye,
Göster hükmettiğini mesafeye
Ve zamana.
Katıp tozu dumanı,
Var git,
Böyle ferman etti Cahit,
Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş'tan;
Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni
baştan.
1942
|