13. BARIŞ MANÇO
HAYATI (1943 - 1999)
2 Ocak 1943 yılında İstanbul'da doğdu.
Kendisinden iki yaş büyük olan ağabeyi
Savaş'tan sonra, annesi Rikkat Hanım ve babası İsmail
Hakkı Bey, artık dünyaya barış gelsin
diyerek yeni doğan oğullarına Barış adını verdiler.
Barış Manço, ilkokula başladığı günden
itibaren tıpkı kendisine takılan Barış Çelebi
lakabındaki gibi sık sık okul değiştirdi.
Kadıköy Yeldeğirmeni Mustafa Kemal Paşa İlkokulu'nda
başladığı eğitimine Ankara Maarif
Koleji, tekrar Kadıköy Yeldiğirmeni Mustafa
Kemal Paşa İlkokulu, Galatasaray Lisesi, Özel Şişli
Koleji gibi okullarda devam etti. Paris Güzel Sanatlar
Akademisi'nde eğitimine devam etmek isterken kendini
Belçika'da yaşayan ağabeyinin yanında
buldu ve burada hem okudu hem de çalıştı.
1969'da Belçika Kraliyet Akademisi'nden mezun
oldu. Okul sıralarında müzikle ilgilenmeye
başladı. Yurt dışında müzik
eğitimi gördü, yurda döndükten
sonra halk ezgilerinden aranje ettiği parçalarla
kısa sürede üne kavuştu. Barış Manço
ilk evliliğini Belçika'da bulunduğu
yıllarda tanıştığı Marie-Claude
adlı bir genç kızla yaptı. 6 yıl
beraber yaşadıktan sonra 31 Ocak 1970 tarihinde
evlendiler. Aradan 6 ay gibi kısa bir süre
geçti ve yeni evli çift 16 Temmuz 1970
yılında boşandı. Barış Manço
gerçek hayat arkadaşım dediği Lale
Manço ile 1975 yılında tanıştı.
Ablasına misafirliğe gelen Lale, telefon bozuk
olunca eniştesinin arkadaşı olan üst
kat komşusu Barış manço'nun kapısını çalar
ve "Telefon edebilir miyim diye sorar. Barış Manço
ise "Benimle evlenmeyi kabul edersen edebilirsin" der.
Lale de "Neden olmasın" diye bu espriye
karşılık verir. Gerçekten de 1978
yılında evlenirler. Bu evliliğinden Doğukan
ve Batıkan adında iki oğlu oldu. Müziğinin
yanı sıra giysileri ve tavırlarıyla
da ilgi topladı. "Baba Beni Eversene" filmiyle
bir ara sinema oyunculuğu da yaptı. 1999 yılında
geçirdiği kalp krizi sonucu öldü.
Unutamadım
Dün yine yapayalnız dolaştım
yollarda
Yağmurlarda ıslanan bomboş sokaklarda
Gözlerimde yaş, kalbimde sızı,
unutmadım seni
Unutamadım, unutamadım, ne olur anla beni
"Unutmak kolay" demiştin, "alışırsın" demiştin
Öyleyse sen unut beni, yeter ki benden isteme
Gözlerimde yaş, kalbimde sızı,
unutmadım seni
Unutamadım, unutamadım, ne olur anla beni
Yıllar ikimizden de çok şeyler götürmüş
Sen yeni yuva kurarken, beni paramparça bölmüş
Gözlerimde yaş, kalbimde sızı,
unutmadım seni
Unutamadım, unutamadım, ne olur anla beni...
Can Bedenden Çıkmayınca
Kara haber tez duyulur
"Unutsun beni" demişsin
Bende kalan resimleri
Mektupları istemişsin.
Üzülme sevdiceğim
Bir daha çıkmam karşına
Sana son kez yazıyorum
Hatıralar yeter bana
Unutma ki dünya fani
Veren Allah alır canı
Ben nasıl unuturum seni
Can bedenden çıkmayınca
Kurumuş bir çiçek
buldum
Mektupların arasında
Bir tek onu saklıyorum
Onu da çok görme bana
Aşkların en güzelini
Yaşamıştık yıllarca
Bütün hüzünlü şarkılar
Hatırlatır seni bana
...........
Kırıldı kanadım kolum
Ne yerim var, ne yurdum
Gurbet ele düştü yolum
Yuvasız kuşlar misali
Selvi boylum senin için
Katlanırım bu yazgıya
Böyle yazmışsa yaradan
Kara toprak yeter bana.
Gülpembe
Sen gülünce güller açar Gülpembe,
Bülbüller seni söyler, biz dinlerdik
Gülpembe.
Sen gelince bahar gelir Gülpembe,
Dereler seni çağlar, sevinirdik Gülpembe.
Güz yağmurlarıyla bir gün göçtün
gittin,
İnanamadık Gülpembe.
Bizim iller sessiz, bizim iller sensiz,
Olamadı Gülpembe.
Dudağımda son bir türkü Gülpembe,
Hala hep seni söyler, seni çağırır
Gülpembe.
Dudağımda son bir türkü Gülpembe,
Hala hep seni söyler, seni çağırır
Gülpembe.
Gözlerimde son bir bulut, Gülpembe,
Hala hep seni arar, seni bekler Gülpembe
|